1 Temmuz 2012 Pazar


GMDSS “Global Maritime Distress and Safety System” kelimelerinin baş harflerinden oluşmuş bir kisaltma isimdir. GMDSS’i Türkçemize “Denizde Küresel Imdat ve Güvenlik Çagri Sistemi” olarak tercüme edebiliriz. Biraz açarsak, sistem denizde dünya çapinda imdat, tehlike ve güvenlik ile ilgili haberleşmede kullanilacaktir. Sisteme aşagida sayilan bütün denizde haberleşme yöntemleri dahil olacaktir:
DSC – Digital Selective Calling (seçmeli dijital çağrı),
Navtex-Safety and weather information (Navtex güvenlik ve hava ile ilgili bilgilendirme),
EPIRB-Emergency Position Indicating Radio Beacon (Tehlike anında mevki bildiren radyo vericisi) ve
SATCOM-Satellite Communacations (uyduyla haberleşme).
GMDSS denizde yaşam kurtarabilecek bir sistemdir. Nedeni basittir, çünkü tehlike aninda teknenizde bulunan DSC- “Seçmeli Dijital Çagri” olanagina sahip vericiniz, aktive ederseniz bulundugunuz yerin koordinatlarini bildiren bir mesaji bir kaç saniye içinde yayina sokacaktir. Sistem küresel olarak işlerlik kazandiginda, özellikle lisan farkliliklarindan gelme zorluklari ortadan kaldiracaktir.
Kimi ülkelerin karasularında sistem çalışmaya başladı bile. Örneğin İngiltere’de VHF-DSC bir süredir çalışıyor, başka Avrupa ülkelerinde de başladı. Bu konuda sistemi işletmeye sokan ilk ülke galiba Norveç’ti. Sistem son derece kolay işliyor ve denize çıkmadan önce teknede bulunanlara verilecek bir brifingle en acemi kişinin dahi kolaylıkla anlayıp uygulayacağı düzeyde.
Bilindiği gibi büyük gemiler VHF de kanal 16 yı devamlı dinlerler, bu zorunludur. Şimdilerde bundan artık yavaş yavaş vazgeçilmekte, yani gemilerin 16 ıncı kanal devamlı dinleme zorunluğu kalkıyor. Diğer bir deyişle, tehlikeli durumlarda DSC özelliği olmayan bir VHF’iniz yoksa yakınızdaki gemiye kendinizi duyuramayabilirsiniz, çünkü o gemi sadece DSC sinyallerini alacaktır.
Örneğin Ocak 2005 ayı sonundan başlayarak İngiliz Sahil Güvenlik Teşkilatı görevlilerin kulaklıklarından 16 ıncı kanalı devamlı dinlemelerini sağlayan sistemi devre dışı bırakacak. (Üfff adamların kafası ütülenmekten ne biçim kurtulacak ama!!). Anılan tarihten sonra 16 ncı kanal bu görevlilerin çalıştıkları odalarda artık sadece hoparlörden dinlenecek, yani görevlinin başında kulaklık varken 16 ıncı kanaldan gelen bir imdat çağrısını duyamayabilecektir. Bu, özellikle yatçıların bilmeleri gereken bir husustur, çünkü önceliklerde bir yer değiştirme sözkonusu oluyor, her zaman sesimizi duyuramayabiliriz ve kaldı ki 16 ıncı kanal kimi ülke Sahil Güvenlik Teşkilatınca tamamen devre dışı da bırakılabilecektir.
Konu halen Birleşmiş Milletlerin denizle ilgili kolu olan IMO’da-International Maritime Organisation- (Uluslararasi Denizcilik Organizasyonu) görüşülmekte, ne varki Ocak 2005 tarihine kadar fazla bir degişiklik olmayacak.
Burada yatçıları ilgilendiren husus şudur: Teknenizdeki VHF’in DSC özelliği yoksa bir süre sonra yakınınızda bulunan bir ticaret gemisinden, bir şans eseri olarak 16ıncı kanalı dinlemiyorsa, bugünkü VHF’inizle yardım isteyemeyebilirsiniz. Ancak, meraklarımız sonucunda o güne kadar hepimiz teknelerimizi, bu özel tekneler ve yatlar için bir zorunluluk olmasa da, DSC özellikli bir VHF ile donatmış olacağız. Bugün yeni VHF alanların, aldıkları cihazın DSC özelliği olup olmadığını sorup öğrenmeleri ve sadece bu tipleri almaları kendi yararlarınadır. Kaldı ki 2001 başlarından bu yana üretilmekte olan bütün VHF lerde bu özellik bulunmakta, ama siz yine de emin olmak için sorun.
Bildiğimiz VHF cihazını çoğumuz “acaba birisi bizi arayacak mı?” diye açık tutmakla, bulunduğumuz kanalda konuşan herkesi dinlemek mecburiyetinde kalıp, fasulye pişirmekten örgü örmeye, balık yataklarından patron dedikodularına, liman problemlerinden SGK kovalamacalarına, ücretlerin durumundan kadın erkek ilişkilerine kadar olan konuşmalara ve arada da bol küfürlü tartışmalara kulak misafiri oluyorduk; bundan kısmen de olsa kurtulacağız.
Bir DSC özellikli VHF’e sahip olduğumuzda bir kanalı devamlı dinlememize gerek kalmayacak, durum evdeki telefonumuzu andırır hale gelecek şöyleki; aranan kişinin VHF’inde bir zil ya da düdük çaldıktan sonra cihaz otomatik olarak mesajın geldiği kanalı dinlemeye açacak. Teknenin bir ID’si (tanıtma işareti) olacağı için gerektiğinde daha özellikli mesajların da tekneye ulaştırılması mümkün hale gelecek (Yeni ID bazlı geyik muhabbetleri mutlaka yaratılacaktır, fantazi meselesi).
DSC özellikli bir VHF kullanmak için yeni bir SRC-Short Range Certificate (Kısa Mesafe Radyo Operatör Ehliyeti) almanız gerekecektir. Eski cihazınızı kullanmaya devam edecekseniz mevcut “kısıtlı” belgeniz geçerliliğini koruyacaktır. Eski tip ehliyetlerini yeni tip ile değiştirmek isteyenler için bir sınava gerek olup olmadığı konusu pek açık değil, olsa da özellikle zor olmaması gerekir, çünkü sistem basit. İlk defa ehliyet alacaklar için sınav elbette gerekiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder